25 Eylül 2018
  • İstanbul17°C
  • Ankara26°C

SADECE İYİ VE DOĞRU OLANLARINA!

Niyazi BİLİR

02 Ocak 2018 Salı 14:32

Dostlar; İnsanlar önce, aldığı bir bilgiyi, farkına vardığı olayları, okuduğu bir metni yorumlayabilecek kadar kültürel eğitim almalı.

Tüm dünya insanları farkına varmadan sadece kendini düşünen veya sadece kendi toplumunu düşünen varlıklar olarak mı yetiştiriliyor bilmiyorum, ama bildiğim bir şey var; toplumlar saçmalıklar, dünyevi, nefsi ve egoist yaklaşımlara kendilerini kaptırmış gidiyorlar.

Sadece ırklarda değil, tüm dinlerde ve mezheplerde ötekileştirme kavramı var.

Tüm insanların dünyaya geliş ve yaşama gayesi aynı olmasına rağmen, farklı ülkelerde yaşamamız, farklı dünya görüşüne sahip olmamız bizi diğer insanlardan farklı kılıyormuş gibi bir durum yaratılmaya çalışılıyor.

Toplumları bir yerden alıp farklı bir dünyaya götüren o ülkedeki veya bölgedeki bilim insanlarıdır. İnsanlar kime inanıyorsa düşünceleri inandığı insanların düşünceleriyle paralellik taşır. İnanılan insan yanlış düşüncelerle milleti meşgul ediyorsa toplum yanlış davranışlar etrafında döner durur. Yanlışı doğru kabul edebilir. İnanılan ve peşinden gidilen bilimsel veriler ışığında yön çiziyorsa toplum o yönde evrilir. Adalet, hukuk insan hak ve hürriyetleri konusuna değer veriyorsa toplumda haksızlık adaletsizlik minimum olur veya bir süre sonra komple ortadan kalkar.

Neticede toplumun önünde yer alan insanların davranışları bir milletin kaderini doğrudan etkiler. Söylenmiş güzel bir söz vardır.

“Kendi rahatını ve istikbalini düşünenler, milletin felaketini hazırlar.” Devlet adına, millet adına bir görev üstlenen kişiler asla görevini ihmal etmemelidir. Mesuliyet yükü kadar ağır bir yük olamaz. 

Yıllar önce yöresel bir dernek toplantısında herkes söz sırasına göre konuşmalarını yaparken bir konuşmacının övünerek anlattığı şu sözlere şahit oldum. "ben oğlumu iş bulabilmesi için falanca partiye üye olmaya yönlendirdim ve ancak o şekilde işe girebildi"

Dostlar; yıllar geçti, biz KPSS'den sınavla memur ve işçi alımlarından bahsettik, Devletin hantal yapısının daha fazla hantallaşmaması için taşeron sistemi ortaya çıktı, bir nebze işler yürüdü.

Birkaç gün önce gazete ve televizyonlarda dönen haberleri hepiniz izlemişsinizdir. Ankara’da kendini cumhurbaşkanı genel sekreterinin danışmanı olarak tanıtan biri işe yerleştirme vaadiyle onlarca kişiden bir yığın para almış.

Ben bu haberleri duyunca inanın çok üzülüyorum. İnsanların ahbab çavuş ilişkileriyle iş bulacaklarına veya iyi kazanca ulaşacaklarını düşünüyor olmasının sorumlusu tek kelimeyle ifade ediyorum son 50 yıldır devleti yönetenler. Bu bilinci ortadan kaldırmadığımız sürece muasır medeniyetler seviyesine ulaşamayız.

Artık ülkemizde o kurumda bu kurumda tanıdık arayarak iş yapmamalıyız, tüm kamu kurumlarında işler belli standartlarda ve olabildiğince hızlı yürümeli, sistem suistimale ve istismara açık olmamalı.

Dostlar; Bu benim kişisel düşüncem katılırsınız, katılmazsınız ayrı bir konu, dünyada insanların kendilerini başkalarından farklı veya üstün görüp davranışlarını da bu yönde belirlediği sürece hiçbir şey güllük gülistanlık olmaz. Savaşlar olur, soykırımlar olur, asimilasyon olur, adaletsizlik olur, adam kayırmacılık olur, haksızlık olur, hukuksuzluk olur.

İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy ile ilgili bir anektod ile satırlarımı sonlandırmak istiyorum.

On bir arkadaşı ile birlikte İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne üye olmaya giden Mehmet Akif, üyeliğe girerken edilen yeminde yer alan “Cemiyetin bütün emirlerine kayıtsız şartsız itaat edeceğim” cümlesinde geçen “kayıtsız şartsız” ifadesine karşı çıkmış, “sadece iyi ve doğru olanlarına” şeklinde yemini değiştirtmişti.

Haksızlık ve Adaletsizliğin yaşanmadığı nice güzel yıllara…

Niyazi BİLİR

niyazibilir@bilirbasim.com.tr

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.